DEEPWATER BP’YE 53.8 MİLYAR USD’NE MAL OLACAK

Olayı kısaca hatırlarsak; lisansı BP'ye ait olan Meksika Körfezi’ndeki Transocean şirketine ait Deepwater Horizon platformunda 20 Nisan 2010 tarihinde meydana gelen patlama ve yangın sonucunda platform batmış ve petrol sızıntısı oluşmaya başlamıştı. Yaklaşık 3 ay sürmüş olan petrol sızıntısı ancak 15 Temmuz 2010 tarihinde durdurulabilmiş ve olay ABD tarihindeki en büyük çevre felaketi olarak yer almıştı.

Kaza, kuyudaki basınç kontrolünün kaybedilmesi sonucu “patlama önleciyi” (blowout preventer) olarak adlandırılan özel bir valfın aşırı basınç sonrası devre dışı kalmasından kaynaklanmıştır. Meydana gelen patlamalardan sonra, “patlama önleyici” cihazın acil durum müdahale fonksiyonları kuyuyu otomatik olarak kapatamamış ve sızıntı meydana gelmeye başlamıştır. Oluşan kazada 11 işçi hayatını kaybetmiş, 134 milyon galon petrol etrafa yayılmıştır.

Kazayı takiben çok taraflı bir sızıntıyı durdurma, önleme ve temizleme çalışmaları başlatılmış olup çalışmalara yaklaşık 48 bin kişinin katılmıştır. Temizlik ve toplama çalışmaları, yeni kuyuların açılması, “bottom kill” ile çimentolama işlemi gibi konular ilk etapta yapılan çalışmalar arasında yer almaktadır. (Kazadan 87 gün sonra 19 Temmuz 2010 tarihinde  "bottom kill" adı verilen operasyonla Macondo kuyusu tamamen kapatılmıştır.)

BP tarafından yapılan soruşturma sonrasında kazanın tek bir sebebinin olmadığı, soruşturma sonuçlarına göre olayın hem mekanik, mühendislik ve operasyonel uygulamalar, hem de BP dahil pek çok firmanın çalışanlarından oluşan teknik ekibin bu alanlardaki hatası sonucu meydana geldiği ifade edilmektedir.

Meksika Körfezinde yer alan bu çevre felaketinin hemen sonrasında doğal olarak, BP’nin haricinde ABD’de birçok kamu kurumu farklı soruşturmalar yürütmüştür. Bu soruşturmaları gerçekleştirenler arasında Ulusal Komisyon (ABD Başkanı Barack Obama talebi üzerine), Denizcilik Kurulu, Sahil Güvenlik, Mühendislik Ulusal Akademisi, Kimyasal Güvenlik Kurulu, Kongre, Adalet Bakanlığı ve ABD Sermaye Piyasası Kurulu bulunmaktadır. Ulusal Komisyon’un raporu Ocak 2011 tarihinde yayınlanmıştır. Söz konusu raporda düzenleme kurulu eksiklikleri yanısıra BP ve iş ortaklarının yönetim ve karar alma konularında hataların olduğu tespit edilmiştir. Rapor, devletin daha geniş çaplı gözetim yapması ve hukuki çerçeveleri belirlenmesinin yanısıra arama endüstrisinin güvenlik standartlarının yükseltilmesi, çevre koruma birimlerinin güçlendirilmesi amacıyla tüzel bir şirket birlikteliği oluşturulması ve endüstri ile hükümetin daha yakın işbirliği içinde olması yönünde tavsiyelerde bulunmuştur.

Deepwater’ın BP’ye olan maliyetine baktığımızda, maliyetlerin birkaç başlık altında oluştuğunu görüyoruz. Bunlar: bireylere ve işletmelere  ödenen tazminatlar, kaza sonrası kurtarma ve temizlik operasyonlarının maliyeti ve ABD Adalet Bakanlığı ve diğer devlet kurumlarının tazminat talepleri olarak gruplandırılabilir.

BP tarafından yapılan açıklamada şirketin ceza ve hukuk davaları ve temizleme masrafları için 53.8 milyar USD provizyon ayırdığı bildirilmiştir. Yani kazanın BP tarafından beklenen maliyeti 53.8 milyarı USD diyebiliriz.

4 Nisan 2016’da verilen mahkeme kararı ile Mexico körfezindeki kaza sebebiyle BP’nin ABD’ye ve 5 eyalete ödeyeceği tazminat rakamı toplamı 18.7 milyar USD olarak netleştirilmiştir. Rakam 16 yıllık bir zaman diliminde ödenecektir. Ancak ödenecek olan bu cezanın nihai olduğunu söylemek zor çünkü Meksika’da bu konuda süren dava henüz neticelenmemiş durumda. Meksika’da süren dava, çevre felaketleri konusunda uzmanlaşmış bir grup avukatın Sinaloa Class Actions adını taşıyan organizasyonu tarafından açılmış durumda ve kaza sebebiyle Meksika kıyılarında balıkçılık ve turizm gelirlerinde oluşan kaybın tazmini talep edilmekte. 

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Giriş
Giriş Yap
Yeni şifre gönder