BANKACILAR İÇİN TURİZM SEKTÖRÜNE DAİR BİR İNCELEME

BANKACILAR İÇİN TURİZM SEKTÖRÜNE DAİR BİR İNCELEME


2015 yılı boyunca Türkiye'ye yurtdışından 41,6 milyon ziyaretçi gelmiş. Bu rakamın 36,2 milyonunu yabancı ziyaretçiler oluşturuyor. Aynı yıl gerçekleşen turizm geliri ise 31.464 milyon USD.

Bu rakamları daha anlamlı kılarak turizm sektörünü doğru değerlendirmek için bazı karşılaştırmalar yaparsak;

 

  • Türkiye 2015’de nüfusunun yarısından biraz fazla kişi tarafından ziyaret edilmiş.
  • Turizm gelirlerinin GSMH içindeki payı %6,2.
  • Turizm gelirleri ihracat gelirlerinin (143.935 milyon USD) %21,9’unu oluşturuyor.
  • Ülkenin dış ticaret açığı 2015’de 63.268 milyon USD. Yani turizm gelirleri ülkenin dış ticaret açığının %49.73’ünü kapatmış.
  • Sektör 800.000 civarında kişi istihdam ediyor.

 

Özetle, Turizm sektörü, gerek yarattığı gelir, gerekse de istihdam açısından ve ilişkide olduğu diğer sektörlerde (kültür, sanat, eğlence, esnaf alış-verişi) yarattığı talep ile ülke için ciddi önem taşıyan bir sektör. Ve bu sektörde gerçekleşecek olumsuz gelişmelerin ülke rakamlarına yansıması kaçınılmaz.  

Bu farkındalıkla, 2016 yılı başından itibaren sektördeki gelişmelere baktığımızda, sektörün adeta tepetaklak gittiğini ve bunun ülke açısından ciddi bir gelir/istihdam azalması riski yarattığını görüyoruz. 2016 yılı ilk 4 ayında ülkeye gelen yabancı ziyaretçiler %16,5 azalmış durumda ve daha kötüsü bu azalma aylar itibariyle artan bir seyir izliyor.

Sektör temsilcileri bu durumu ağırlıklı olarak ülkede yaşanan bombalı saldırı olaylarına bağlı olarak yaşanan güvenlik endişeleri, Suriyeli göçmenlerin deniz yoluyla kaçmaya çalışmaları nedeniyle karşılaşılabilecek travmatik olaylar ve Rusya ile yaşanan kriz konularına bağlıyorlar. Ve yüzlerini Ortadoğu ve Afrika’dan gelecek ziyaretçiler ve devlet desteğine bağlamış durumdalar.

 


 

  • Yukarıdaki tablodan yapılabilecek en önemli çıkarım 2016 yılının ilk aylarında ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin sayısının aylar itibariyle azalan bir seyir izlediği ve bunun da Nisan’da %28.07 gibi dramatik bir rakama yükseldiğidir.
  • 2015'in ilk 4 ayında 6,9 milyon yabancı turist Türkiye'yi ziyaret etmiş, bu rakam 2016'nın ilk 4 ayında %16.52 azalarak 5,8 milyona gerilemiştir.
  • Ülkemize gelen yabancı turistleri milliyetlerinden yola çıkarak analiz edersek; en yüksek düşüşü gösteren ülke olarak 203.542 kişilik azalma ile Rusya’yı, 199.413 kişilik azalma ile Almanya’yı ve 106.845 kişilik azalma ile Irak'ı görüyoruz. (Analizde ülkemize 100.000 kişiden fazla turist gönderen ülkeler ve nominal rakamlar dikkate alınmıştır.) Aşağıdaki tabloda 2015 yılının ilk 4 ayında 2015 ile karşılaştırmalı olarak ülkemize gelen turist sayısında en fazla azalmayı gösteren ülkeler yer almaktadır.

 
TÜRKİYE’YE GELEN YABANCI ZİYARETÇİLERİN MİLLİYETLERİNE GÖRE DAĞILIMI (ilk 4 ay)
 

 

TÜRSAB tarafından yayınlamış en son veriler (2016 5. ay) dikkate alınarak; 2010 yılı ilk 5 ayında İstanbul’a gelen turistleri milliyetlerine göre en çoktan en aza doğru sıralarsak, ilk 5’de Almanya, Rusya, İngiltere, İtalya ve Fransayı görüyoruz. 2016’da ise bu liste Almanya, İran, İngiltere, Fransa ve Suudi Arabistan şeklinde değişiyor. Ülkeye gelen yabancı ziyaretçilerin değişen profili ülke politikaları doğrultusunda turizm sektöründe yaşanan değişmeye de işaret etmekte.



 

TÜROB AÇIKLAMALARI


Türkiye Otelciler Birliği’nce (TÜROB) otel doluluk oranları ve oda başına elde edilen gelirler konusunda yapılan açıklamalar yukarıda yer verilen ziyaretçi sayısındaki azalmaya uygun ve hatta gelir konusunda daha olumsuz veriler içermektedir. Buna göre; 

 

  • İstanbul’da Nisan 2016 otel dolulukları, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, %32 düşerek ortalamada %50,3 oldu. “Oda başı elde edilen gelirlerde” ise geçen yıla oranla %40,1'lik bir düşüş yaşandı. Bu düşüş, son 10 yılın en sert düşüşü.
  • Türkiye genelinde ise otellerin doluluk oranları geçen yıl aynı dönemdeki %66,9 seviyesinden %52,2'ye geriledi. 
  • Turizmde bu yıl çift haneli daralma yaşanması kesin ancak rakam vermek için erken çünkü henüz seviye öngörülemiyor.

 

TÜROB Başkanı tarafından 26.5.2016’da yapılan açıklamadan alınan bazı satır başlarına sektördeki gelişmeleri ve yönelimleri yansıtması açısından aşağıda yer verilmiştir.

 

  • Özellikle Ortadoğu ve İran Pazarına yönelik çalışmalar arttırılmış durumdadır.
  • Mayıs ayında ATM Dubai Turizm Fuarı’na katılınmıştır.
  • Avrupa Birliği ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarına, AB ziyaretlerinde Schengen vizesi muafiyeti getirmiştir. Bu durumun, Avrupa Birliği ülkelerine gidecek Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının sayısını, önemli oranda artıracağı öngörülmektedir. Diğer yandan, uygulamanın başta Suudi Arabistan olmak üzere diğer Ortadoğu ülkelerine de başlatılması halinde vize avantajları nedeniyle, bu pazara biraz daha dikkat edilmesi önerilmektedir.
  • Karadeniz bölgesinin, körfez ülkelerinde yürüttüğü başarılı tanıtım çalışmaları ve ulaşım alternatiflerinin çeşitliliği dikkate alınarak, Bursa ve Yalova’da var olan talebin bir miktarının Karadeniz’e kayacağı tahmin edilmektedir. 
  • Ortadoğu’da Antalya’nın etkin tanıtımı amacıyla bir dizi çekilmektedir.
  • Türk Hava Yolları ile birlikte, özellikle Afrika kıtasına yönelik faaliyetlere ivme kazandırılmıştır.
  • Nijerya, Benin, Mali gibi ülkelerden gelen turizm profesyonelleri üye otellerde ağırlanarak bağlantılar güçlendirilmiştir.

 


“2016 Turizm Acil Eylem Destek Paketi" ve “Turizm Sektörü İstihdam Destek Paketi” açıklanmış ve turizm sektörüne yönelik olarak kredi yapılandırma desteğini düzenleyen yönetmelik yayınlanmıştır. Ancak Sektörün hala sonuçlanmasını beklediği, işletmelerin tahakkuk eden SGK ve muhtasar ödemelerinin 18 ay süre ile faizsiz olarak ertelenmesi, 2017 yılı sonuna kadar Sosyal Sigorta Primlerinin yüzde 50’sinin Merkezi Bütçe veya İŞKUR tarafından karşılanması gibi talepleri bulunmaktadır.


TURİZM YATIRIMLARI


T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından yayınlanmakta olan verilen “Yatırım Teşvik Belgeleri” Turizm sektörü açısından değerlendirildiğinde, sektörün negatif görünümüne paralel olarak turizm yatırımlarındaki daralmanın sürdüğü görülmektedir. Rakamlara göre, 2014 yılı Ocak-Nisan dönemine göre 2016 yılı Ocak-Nisan döneminde yatırımlarda yatak sayısı %63 düşerken, yatırım tutarında %55’lik bir düşüş mevcuttur. Karşılaştırmalı tablo aşağıda bulunabilir.



 

 

  • Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi web sitesinden alınan verilere göre; 31.12.2015 tarihi itibariyle bankacılık sektörünün açtığı kredilerin toplamı 1.742.370 milyon TL. Bu tutarın 52.696 milyon TL’si “Otel ve Restoranlar (Turizm)” sektörüne verilmiş kredilerden oluşuyor. Yani bankacılık sektörünce verilen kredilerin %3’ü Turizm sektörüne verilmiş durumda.
  • 1.742.370 milyon TL’lik toplam kredinin 46.700 milyon TL’si tasfiye olunacak krediler. Bu da ortalamada %2,7’lik bir temerrüt oranına işaret ediyor. Yani bankalar verdikleri her 100 TL’nin %2,7’sini zarar yazıyor. *
  • Turizm sektörüne açılan 52.696 milyon TL’lik kredinin ise %3,10’unu oluşturan 1.636 milyon TL’si ise tasfiye halindeki krediler. Yani Turizm sektörüne verilen her 100 TL’nin 3,10 TL’si bankalarca zarar yazılıyor. Bu genel temerrüt ortalamasından biraz daha yüksek bir oran.
  • Mart 2016 sonu itibariyle rakamlara baktığımızda turizm kredilerinde %4.26 ile ortalama kredi artışından oldukça yüksek bir artış görüyoruz. Turizm sektörü temerrüt kredileri ise %5.25 artmış.
  • 7 Nisan 2016 tarihinde BDDK tarafından Karşılıklar Yönetmeliğinde** değişiklik yapılmak üzere yayınlanan yönetmelik ile; Turizm sektöründe kullanılmak üzere kullandırılan krediler için ayrılacak karşılıklarda esneklikler getiren yeni şartlar yayınlanmıştır. (Mesela; bankalarca turizm sektöründe kullanılmak üzere kullandırılan ve İkinci Grupta sınıflandırılan krediler ve diğer alacaklar iki defa ile sınırlı olmak üzere yeni sözleşme koşullarına bağlanabilir. Yeni sözleşme koşullarına bağlanan krediler ve diğer alacaklar, toplam alacak tutarının yüzde onunun (%10) geri ödenmiş olması koşuluyla Birinci Grup krediler ve diğer alacaklar içerisinde yeniden sınıflandırılabilir.) Ancak bu yönetmelik Turizm sektörüne yeni kapılar açacak bir düzenleme olmaktan ziyade Banka bilançolarında düzelme yapacak bir düzenleme gibi görünüyor.

 

Yukarıda yer verilen gelişmeler doğrultusunda 2016 yılının Turizm sektörü için zor bir yıl olacağını ve özellikle sermaye yapısı sağlam olmayan ve kısa vadeli borçlanmaları yüksek firmalarda finansal sıkıntılar yaşanacağını söylemek kehanet olmayacaktır.


Tüm bunların ışığında bankalarca yapılacak ilk şey -tabi henüz yapılmadıysa- Turizm sektörüne verilen kredilerin her bir firma bazında, ilgili firmanın parametreleri dikkate alınarak incelenmesi olacaktır (firmanın gelirlerinin ülkeler bazında dağılımı, benimsedikleri stratejiler, mevcut yatırımları, beklenen nakit akışları vs). Bu incelemenin firma gelirlerinin ne kadar azalacağı yönünde bir simülasyon ve kötü durum senaryosu içermesi firmanın gelecekteki durumuna dair ipuçları verecek ve hesaplanacak (azalmış) gelirlerin 2016 yılında firmanın yükümlülüklerini karşılamaya yetip yetmeyeceği, firmanın mevcut krizi nasıl yöneteceği konusunda sağlam öngörü sağlayacaktır.


SONUÇ

 

  • Ülkemize gelen yabancı turist sayısında giderek ivme kazanan bir azalma var.
  • En ciddi düşüş Rusya, Almanya ve Irak pazarlarından geliyor.
  • Turizmdeki daralmanın sektörün etkileşimde bulunduğu diğer sektörlere de yansıması ve ağırlıklı olarak Turizm sektöründe olmakla birlikte ilgili diğer sektörlerde de -payı ölçüsünde-  istihdamı olumsuz etkilemesi bekleniyor.
  • Sektördeki sıkıntıyı aşmak için yön “islami turizme” ve “devletten gelecek destek ve yardıma” çevrilmiş durumda.
  • Turizm sektörü kredilerinin ortalamanın üzerinde artması sektördeki likidite sıkışıklığına işaret ediyor ve olumsuz şartların devamı halinde sektörün temerrüt oranlarında artış kaçınılmaz görünüyor.
  • Mevcut şartlar altında bankaların turizm sektörü kredi portföylerini gözden geçirmeleri ve her bir firma bazında uygulanabilir önlemler almaları en ehven çözüm gibi görünüyor.

 


(*) Bu kabulün birçok açıdan tartışılabilir olduğu şüphesiz. Rakamların kümülatif olması, varlık yönetim şirketlerine satılan krediler, teminatlı/teminatsız kredilerde farklılaşan tahsilat oranları gibi başlıklar doğal olarak mevcut.
(**) Bankalarca kredilerin ve diğer alacakların niteliklerinin belirlenmesi ve bunlar için ayrılacak karşılıklara ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik
 



Kaynak
http://www.businessht.com.tr/ekonomi/haber/1245122-turizmde-bu-yil-cift-haneli-daralma-kesinlesti
http://www.turob.com/basin_bultenleri.aspx
http://www.tursab.org.tr/tr/turizm-verileri
http://yigm.kulturturizm.gov.tr/TR,161150/27052016---giris---cikis-yapan-ziyaretci-yabanci-ve-vat-.html
https://www.tbb.org.tr/Content/Upload/istatistikiraporlar/ekler/773/Bankalarimiz_2015-tum_kitap.pdf
TUİK web sitesi
http://www.birgun.net/haber-detay/turizmin-cokusu-kim-nasil-etkilenir-akp-bu-durumu-nasil-cozer-114368.html

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Giriş
Giriş Yap
Yeni şifre gönder