DEUTSCHE BANK ESKİ RİSK YÖNETİCİSİ BEN-ARTZİ 8.25 MİLYON USD’LİK ÖDÜLÜ REDDETTİ.

Deutsche Bank eski risk yöneticisi Ben-Artzi 8.25 milyon USD’lik ödülü reddetti.

26 Mayıs 2015’da SEC (U.S. Securities and Exchange Commission - ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu) tarafından yapılan açıklama ile Deutsche Bank’a 2008 kriz döneminde mali raporlarının gerçek durumu yansıtmaması sebebiyle 55 milyon USD para cezası verildiği açıklanmış idi. Verilen para cezasının sebebi olarak; bankanın CDS pozisyonlarını hedge etmek için yaptığı kompleks türev işlemlerin (leveraged süper senior trades) “gap riski” dikkate alınmadan değerlendirilmesi olarak belirtilmiştir. Bu dönemde bankanın içsel hesaplamalarında ise “gap riski” 1.5 milyar USD ile 3.3 milyar USD arasında değerlendirilmiştir. SEC açıklamasında, bankanın bu konudaki hesaplama metodolojisinin zaman içerisinde birçok kere değiştirilerek banka için daha uygun hesaplamalara geçildiğine de ayrıca dikkat çekilmiştir.

Olayın ortaya çıkmasında birçok risk yönetimi uygulamasında anahtar risk göstergesi olarak kabul edilen “ihbar mekanizması (whistle blowing)” önemli bir rol oynamıştır. İhbar mekanizması nedir diye kısaca hatırlarsak; bir organizasyon içerisindeki yasal olmayan uygulamaların kişi/kişiler tarafından duyurulmasıdır. Bu duyurma kurum içinde ya da dışında olabilir. İhbarcı, çalışan, tedarikçi, müşteri ya da yasadışı faaliyetlerin farkında olan herhangi bir kişi olabilir. Finansal dünyada en çok tanınan ihbarcının Enron’da çalışan Sherron Watkins olduğunu söylemek yanlış olmaz. Sherron Watkins o dönemde Enron’un genel müdürü olan Kenneth Lay’e finansal raporlardaki manipülasyonu haber vermiştir.

2011 yılından bu yana yürürlükte olan SEC düzenlemesi ile ihbar mekanizması düzenlenmiş ve ihbarcılara, soruşturma sonrasında kuruma verilen cezanın %10 ile %30’u arasında ödül verilmesi uygulaması getirilmiştir.  Bahsi geçen ihbarcılar yasa ihlalleri hakkında orijinal bilgiyi ilk getirenler olarak okunmalıdır. Ödül mekanizması ile amaç kişilerin iş yaşamlarını tehlikeye atacak bir kararı alırken cesur olabilmeleri ve gelecek korkusu olmadan bunu yapabilmeleridir.

Deutsche Bank olayındaki kurum içi ihbarcılar, bankada risk yöneticisi olarak çalışan Ben-Artzi ve hazine çalışanı olan Matt Simpson’dır. Bu iki eski çalışan soruşturma süresince SEC’e yardımcı olmuş, bilgi ve belge vermişlerdir. SEC tarafından, konunun sonuçlanmasını takiben bu iki çalışana, her ikisine eşit olarak paylaştırılmak üzere toplamda 16.5 milyon USD ödül verilmesine karar verilmiştir.

Ancak beklenmeyen bir gelişme olmuş ve Ben-Artzi kendisine verilen 8.25 milyon USD’lik ödülü geri çevirmiştir. Bu ilk defa gerçekleşen bir ret olayı olarak oldukça yankı uyandırmıştır. Ben-Artzi kararının gerekçesi olarak, SEC’in yanlış tarafı cezalandırdığını, para cezasının olayda rolü olan yöneticilere verilmesi gerekirken, ortaklara verildiğini belirtiyor ve bu durumu anlamak için de SEC ile Deutsche Bank’ın arasındaki “yönetici transferleri”ne bakılması gerektiğini söylüyor.

SEC ve Deutsche Bank Ben-Artzi’nin açıklaması karşısında suskunluklarını koruyorlar.  Devamen ne olacağını ise kestirmek zor. Doğal olarak Deutsche Bank bu cezaları yöneticilere yansıtmak yönünde bir karar alabilir. Ancak böyle bir gelişme yasal otoritenin vereceği cezaların “tarafının” neresi olması gerektiği konusunu hala gündemden kaldırmayacaktır.

Filiz İdil

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Giriş
Giriş Yap
Yeni şifre gönder