KURUM İÇİ DOLANDIRICILIK OLAYLARI

7 Ocak 2017’de gazetelerde yer alan bir haber ile Dimes Gıda’nın muhasebecisi tarafından gerçekleştirilen zimmet olayı, ekonomi sayfaları ve zimmet olayları tarihindeki yerini aldı. Muhasebeci tarafından gerçekleştirilen zimmet aslında çok klasik bir hikâye ve bu olayın da bu tür olaylarda çokça rastlanılan karakteristik özellikleri sergilediği söylenebilir. Eski ve güvenilen bir muhasebeci; kontrolsüz ve bu haliyle çalışana fırsat yaratan bir çalışma ortamı ve açgözlülüğün sürüklediği yıllara yayılan bir zimmet olayı.

Habere bir göz atarsak, şirketin 21 yıllık muhasebecisi 5 yıllık bir zaman dilimi içerisinde 59 ayrı para hareketi ile 15,8 milyon TL’yi zimmetine geçirdi. Şirket Başsavcılığa suç duyurusunda bulundu.  Soruşturma kapsamında muhasebeci Ayhan Şahin’in kendisi ve çocukları üzerinde 19 lüks daire, yüz dönüm arazi, 6 adet lüks otomobil olduğu ortaya çıktı. Şahin’in banka hesabında nakit 7,5 milyon lira olduğu da tespit edildi. Aralık ayında gözaltına alınan Şahin, polis ifadesinde kendisine isnat edilen suçlamaları kabul ederek bahse konu parayı geri ödeyeceğini beyan etti.

Muhasebeci zimmet olayları arasında oldukça bilinen ve Dimes’de yaşanan ile benzeşen bir diğer örnek ise 2012’de ING Australia Holdings’de yaşanan 45,3 milyon USD’lik zimmet olayıdır. Firmanın muhasebecisi olan 42 yaşındaki Rajina Rita Subramaniam 10 yıldan daha fazla zamandır çalışmakta olduğu kurumda 2004-2010 arasında yer alan 7 yıl boyunca 200 para hareketi ile 45,3 milyon USD’yi zimmetine geçirmiş ve bu para ile 8 apartman dairesi almış ve başta mücevherler olmak üzere çeşitli lüks eşyalara harcamalar yapmıştır. Olay ortaya çıktıktan sonra görülen ise, Subramaniam’ın aldığı evlerden hiçbirinde oturmadığı ve bu evleri arkadaşlarına, alışveriş yaptığı mağazalarda çalışanlara oturmaları için bıraktığıdır. Aldığı mücevherler ise açılmamış bir halde kutularında masasının çekmecelerinde durmaktadır. Subramaniam ifadesinde ''Müdürüm çok rahattı. İş’e ancak 10’da geliyordu. Hiçbir şeyle ilgilenmiyordu. Yakalanacağımı biliyordum ama ne zaman olacağını görmek için devam ediyordum.” demiştir. Sunramaniam’ın zimmetinin arkasındaki saikin sorunlu psikolojik yapısı olduğu ifade edilmiştir. Kendisini değerli ve önemli hissetme, çalışanlardan biriyle gerçekleştirdiği ve suiistimal edildiğini düşündüğü bir ilişkinin yarattığı sıkıntıları aşma çabaları zimmet olayının gerisinde yer almaktadır.

Olay sonucunda ING Australia Holdings zararının ancak 2/3’ünü (30 milyon USD) tahsil edebilmiştir.
Yapılan araştırmalar dolandırıcılık olaylarında 3 genel özellik tespit etmiştir: (1) Güdü (motivasyon) (2) Fırsat (3) Rasyonalizasyon (bir mantık kurarak içselleştirme).

(1) “Güdü” genellikle açgözlülük/ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Yapılan bir araştırma aç gözlülük sebebiyle yapılan dolandırıcılık olaylarının payını %63 olarak bulmuştur. Diğer sebepler arasında aşırı borçlu olma ve kumar alışkanlığı yer almaktadır.

(2) Kontrol sistemlerinin zayıf olduğu kurumlar ise diğer genel karakteristik olan “fırsat”ı çalışanlara vermektedirler.

(3) Dolandırıcılık yapanların bunu bir şekilde “içselleştirdikleri” yani akla yakın hale getirmeleri de bir sonraki genel hususu oluşturmaktadır. Mesela, dolandırıcılık, karşı taraf çok zengin olduğu için “zararsız” görülmekte ya da haksızlığa uğradım “hak ettiler” diye düşünülerek içselleştirilmektedir.


 
Yukarıda yer alan her iki örnek olayda da bu özelliklerin bulunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Kurum içi dolandırıcılık (dolandırıcılık, zimmet, sahtecilik, hırsızlık vs) sık görülen operasyonel kayıp olayları arasında yer almaktadır. Yaşanan tüm dolandırıcılık olaylarının açıklanmaması sebebiyle tam hacmi bilinemese de bazı görüşler, dolandırıcılık olayları sebebiyle şirketlerin ulaştıkları zararın kurumların yıllık gelirlerinin %15’ine kadar ulaşabildiğini iddia etmektedir.


Risk yönetimi bakış açısıyla, dolandırıcılık olaylarının (etkilerinin) azaltılmasında kullanılabilecek bazı uygulamalara aşağıda yer verilmektedir.
 

  • Etkin bir iç kontrol sistemi kurmak ve bunu istikrarlı bir şekilde uygulamak,
  • Dolandırıcılık riski yönetimi politikası oluşturmak ve dolandırıcılık riski değerlendirmesini iş süreçlerinin oluşturulması ve rutin değerlendirilmesinin bir parçası haline getirmek,
  • Dolandırıcılık farkındalık eğitimlerini eğitim sürecinin bir parçası haline getirmek,
  • Zorunlu izin politikası uygulamak,
  • Özellikle belirli pozisyonlar için (satın alma, pazarlama gibi) rotasyon politikası uygulamak,
  • Prim ödemelerini aşırı iddialı performans sonuçlarına bağlamamak, ulaşılabilir ve anlamlı hedefler belirlemek,
  • Dolandırıcılık sigortası yaptırmak.

 
Aşağıda yer verilen olaylar ise çalışanların davranış şekillerine bağlı olup tespiti güç hususlardır. Ancak gerçekleşen dolandırıcılık eylemleri sonrasında yapılan araştırmalar, failin iş arkadaşlarının daha önce bu şekilde gözlemleri olduğunu, ancak bunları dolandırıcılık belirtisi olarak yorumlamadıklarını (yorumlasalar dahi dile getirmekten çekindiklerini) ortaya koymuştur. Yani yöneticiler ve ilgili birimlerce dikkat edilmesi gereken hususlardır.
 

  • Diğer çalışanlarla veya müşterilerle olağandışı yakın ilişkiler kurulması,
  • Ücret seviyesi ile uyumsuz yaşam şekli,
  • Finansal güçlük yaşanması, çok borçlu olunması,
  • Mutsuz ve memnuniyetsiz çalışanlar,
  • İş paylaşımı yapılmak istenmemesi,
  • Garip davranış şekilleri, (mantıksız, tutarsız, olağandışı gibi…)
  • Fısıltı gazetesi ile gelen haberler (whistle blowing).

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Giriş
Giriş Yap
Yeni şifre gönder