İHBARCI ÇALIŞAN (WHİSTLEBLOWER) HSBC’YE KARŞI 13 YILDIR SÜRDÜRDÜĞÜ MÜCADELEYİ KAZANDI

Nicholas Wilson tarafından 13 yıldır HSBC ve yasal denetim otoritesine karşı sürdürülen mücadele kazanılarak binlerce kişiye milyonlarca poundun iade edilmesinin önü açıldı.

Finansal Yürütme Otoritesi (FCA) tarafından yapılan açıklamada, HSBC’nin iki iştiraki tarafından 2003-2009 yılları arasında ödemelerinde gecikme olan müşterilerinden tahsil edilen “makul olmayan" borç tahsilat masraflarının iadesi için 4 milyon poundluk bir tazminat planı oluşturmayı gönüllü olarak planladığı açıklandı.

Olay kredi kartı ödemelerinde sorun yaşayan HFC ve John Lewis Financial Services’in müşterilerinden yapılan tahsilatlarla ilgili bulunuyor. FCA’in açıklamasına göre, 2003 ile 2009 yılları arasında ödemelerinde güçlüğe düşen müşteriler avukatlarca yasal takibe alınırken müşterilerden bakiyelerinin %16,4’ü kadar bir tutar “borç tahsilat masrafı” olarak tahsil edildi.

İade, her ikisi de şimdi HSBC Bank’ın iştiraki olan HFC Bank ve John Lewis Financial Services’in 6.700 adet kredi kartı müşterisine yapılacak. Açıklama, yıllarını bu konuyu takip etmeye adamış 59 yaşındaki Nicholas Wilson için bir zafer niteliği taşıyor. Wilson 2003’de HFC’ye uygulamalarının yasa dışı olduğunu söylemiş ancak bu gerek HFC, gerekse de yasal otorite tarafından dikkate alınmamıştı. Wilson’un iddiaları diğer birçok “ihbarcı çalışan”da olduğu gibi işine kaybetmesine ve mali olarak zor duruma düşmesine yol açmış, ancak Wilson konuyu takip etmeyi bırakmamıştı.

Wilson konuyu ilk olarak Finansal Hizmetler Yürütme Otoritesine ve daha sonra da bu kurumun yerine geçen Finansal Yürütme Otoritesine götürdü ancak her iki kurum da konunun görev alanı dışında olduğuna karar verdi. Wilson daha sonra konuyu yasal otorite ile ilgili şikâyetleri inceleyen Şikâyet Komisyonuna götürdü. Komisyon Aralık 2015’de verdiği bir kararla, ihmalkâr, savunan bir yaklaşım benimseyen gibi ağır ifadeler içeren bir kararla FCA’yi haksız buldu. Yaklaşımı eleştirilen Yasal Otorite kararını yeniden gözden geçireceğini belirtti ve o zamandan bu yana iddiaların tam bir incelemesini gerçekleştirdi. Yani Wilson’ın mücadelesi hem yanlış uygulamayı yapan kurum hem de olayı incelemeyi ret eden yasal denetim otoritesine karşı kazanılmış bir zafer anlamını taşıyor.

Yasal otoritenin incelemesinde HFC’nin bazı kredilerde faizleri yanlış hesapladığı da ortaya çıktı. HSBC bu yanlışlığa konu 350 müşteri hesabı tespit etti ve fazladan tahsil edilen faizlerin iadesini taahhüt etti.

HSBC, toplamda £4m civarında ödeme yapacak. Ödemeler, yılda %8 faiz içerecek. Banka kısa zamanda bu müşterilerle doğrudan iletişime geçeceğini açıkladı.

Olayla ilgili bir diğer ilginç yön ise FCA’in konuyla ilgili açıklamasında yer alıyor. Olayın ortaya çıkmasını müteakip 2009’de bir kısım müşteriye bu şekilde yapılan tahsilatlar, kredi hesaplarına yapılan transferlerle iade edilmiş. Bu şekilde yapılan iadenin geçerli olmadığı, bu müşterilere tekrar iade yapılacağı FCA’in açıklamasında yer almakta.

Olayın ilgi çeken, hatalardan ders alma sürecine konu olabilecek birçok yönü var. Bunların bir kaçına göz atacak olursak; (1) satın almalarda, satın alınan kuruluş hakkında devam eden şikâyetlerin eksiksiz ve tam incelenmesi daha sonra hesapta olmayan giderlerle karşılaşmamak için gereklidir, (2) müşterilerle yapılan işlemlerde şeffaf olunması ve genel bir oran uygulanarak yapılan ve içeriği net olmayan masraf tahsilatlarından kaçınılması gerekir, (3) kredi hesabına yapılan iadelerin geçerli sayılmaması, iadenin müşteri iradesine bırakılması yine önem taşıyan ve mükerrer ödemeye yol açılmaması için dikkat edilmesi gereken bir husus olarak göze çarpıyor.

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Giriş
Giriş Yap
Yeni şifre gönder