13 MART HAFTASINDA OPRİSK DERGİSİ GÜNDEMİ

Aşağıda özetlerine yer verilen Yargıtay tarafından karara bağlanmış olan davaların veri tabanına kayıtları yapılmıştır.

Çeklere dair kararlar

Sahte kimlik ve belgelerle açılan hesap üzerine düzenlenmiş çeki alan hamil, çekin karşılıksız çıkması üzerine sahte belgelerle hesap açan ve çek karnesi veren bankanın bu süreçte gereken özeni göstermediğini ileri sürerek uğradığı zararın tazmini isteğiyle dava açmıştır. Karar %50 ortak sorumluluk yolunda çıkmıştır.

Çek hamili karşı taraftan aldığı çekin karşılıksız çıkması üzerine çek karnesini veren bankanın kuruluşundan itibaren 1 yılı bile dolmayan bir şirkete çek karnesi vererek özen yükümlülüğüne aykırı davrandığın ileri sürerek zararının tazminini istemiştir. Mahkeme ve Yargıtay müterafik kusura karar vererek bankanın zararın %50’ini tazmin etmesine karar vermişlerdir.

Kimlik belgeleri çalınan şahsın kimlik bilgileri kullanılarak bankada hesap açılmış ve bu hesap üzerine çek karnesi alınmıştır. Ödenmeyen çeklerle ilgili olarak kendisi hakkında takibe geçilen şahıs uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle çek karnesi verirken gereken özeni göstermediği iddiasıyla banka aleyhine dava açmıştır. Yargıtay öncelikle zamanaşımı def'inin tartışılmadığı mahkeme kararını bozmuştur.

Sahte kimlikle açılan hesap üzerine düzenlenmiş çeki alan hamil, çekin karşılıksız çıkması üzerine sahte belgelerle hesap açan ve çek karnesi veren bankanın bu süreçte gereken özeni göstermediğini ileri sürerek uğradığı zararın tazmini isteğiyle dava açmıştır. Yargıtay davacı olan çek hamilinin de basiretli bir tacir olarak keşideci hakkında yapması gereken araştırmayı yapmadan çeki kabul ettiğini ve bu sebeple müterafik kusuru olduğunu belirterek davacının da müterafik kusuru oranında sorumlu olması gerektiği görüşüyle mahkemenin "tüm zararı bankanın ödemesi" yönündeki kararını bozmuştur.

Asliye ticaret mahkemesince görevsizlik kararı verilen karşılıksız çekte bankanın kusuruna ve zararı karşılamasına yönelik davada Yargıtay “dava davalı bankanın 5941 sayılı Çek Kanunundaki yükümlülüklerine aykırı olarak çek hesabı açmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK uyarınca mutlak ticari davalardandır” kararını vererek mahkemenin görevsizlik kararını bozmuştur.

Çek hamili, çekin karşılıksız çıkması üzerine bankanın keşideciye çek hesabı açarken gerekli özeni göstermediğini ileri sürerek zararının karşılanması talebiyle dava açmıştır. Yargıtay "bu davanın açılabilmesi için keşideci ve cirantalara müracaat edilmesi ve yasal yolların tüketilmesi gerekir. Bir başka deyişle davacının dava konusu çekten dolayı zararı doğmalıdır. Ancak olayda 2 ciranta hakkındaki takip henüz sonuçlanmadığı için mahkeme tarafından dava erken açılmıştır" görüşüyle mahkeme kararı bozmuştur.

Yargıtay karşılıksız çeklerde bankanın kusuru öne sürülerek zararın tazmininin istendiği durumlarda hamilin de kusurunun araştırılmasını, özensiz davranıp davranmadığı ve müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulmadan hüküm kurulmasını doğru görmeyerek mahkeme kararını bozmuştur.

Muhtelif

3. kişiler tarafından ATM cihazına yapılan düzenek sonucu davalının ATM kartı sıkışmış ve 3. kişilerce hesabından para çekilmiştir. Uyuşmazlık doğan zarardan kimin sorumlu olduğu konusundadır. Yargıtay davalı bankaya ait ATM cihazına konulan düzenekle kart ele geçirildiği için bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine dahil etmesi gerektiğini, bunları yerine getirmeyen bankanın müşterilerin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olduğunu belirtmiştir.

Kefilin bankaca gönderilen hesap kat ihtarını almadığına, bu sebeple bankanın takibine itiraz ettiği olayda Yargıtay “kefilin kredi sözleşmesinde bildirdiği adresine çıkartılan hesap kat ihtarnamesine ilişkin tebligatın iade edildiği; temyiz dilekçesine ekli evraklardan kefilin bankaca belirtilen ve kat ihtarında yazılan diğer adreslerine çıkartılan tebligatların da iade edildiği” hususunu ve İİK’de yer alan adres değişikliğinin bildirilmesi hakkındaki düzenlemeyi dikkate alarak hesap kat ihtarının tebliğ edilmiş sayılacağı yönünde karar vermiştir.

Müflis kredi müşterisinin istisnalardan yararlanan teminat mektubunun taahhüdü kapatılmadığı için vergi istisnasından çıkarılmış ve doğan vergi ve cezalar bankaca ödenmiştir. Banka ilgili tutarın davalı borçlu tarafından bankaya ödemesi için dava açmıştır. Mahkeme ve Yargıtay tutarın bankaya ödenmesine karar vermişlerdir.

Banka dışı kurumlara dair kararlar

Holdingin hamiline yazılı hisse senedini kaybeden şahıs hisse senetlerinin iptali için mahkemeye başvurmuş ancak mahkeme hisse senetlerinin kıymetli evrak niteliğinde olmadığı görüşüyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay ise anonim şirket hisse senetlerinin kıymetli evrak niteliğinde olduğuna ve iptalinin mahkemeden istenebileceğine karar vererek mahkeme kararını bozmuştur.

ECA, rakip şirket tarafından ECA tarafından üretilen muslukların birebir benzerinin veya iltibasa yol açacak şekilde benzerlik taşıyan ürünlerini üreterek piyasaya sürdüğünü, eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkeme davayı kısmen (belli ürünler bazında) kabul etmiştir. Ancak Yargıtay davalının ürünlerinin davacının dayandığı ürünler ile birebir aynı olması tek başına haksız rekabet oluşturmaz, haksız rekabetin varlığı için dürüstlük kurallarına aykırı şekilde başkasının iş mahsulleri ile ilgili olarak iltibas tehlikesine yol açacak eylemlerde bulunup bulunmadığının, tanıtıcı işaret ve benzer ibareler suretiyle kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesi gerekir görüşüyle mahkemenin kararını bozmuştur.

Şirkette azınlık hissedar durumunda olan davacı şirketin kâr payı dağıtımı yapmayıp fonların büyük hissedar holdingin yararına kullandırıldığı gerekçesiyle dava açmış ve kar payı dağıtmama, şirket yönetim kuruluna verilen bazı yetkilere dair kararın iptalini ve yönetim kurulunun ibrasını istemiştir. Mahkeme ve Yargıtay kâr payı dağıtmama kararının iptalini onamışlar ancak diğer talepler davacı tarafından izlenen sürecin doğru olmaması sebebiyle reddedilmiştir. 

Davacı koordinatör olarak çalıştığı factoring firmasından iş sözleşmesinin fesh edilmesi ile ayrıldığını ve 1998 ve 1999 yıllarına ait jestiyon primlerinin ödenmediğini belirterek alacağını talep etmiştir. Davalı, koordinatör olarak atanan davacının, vaat edilen hedeflere ulaşamadığını talebin mesnetsiz olduğunu iddia etmiştir. Mahkeme jestiyonun ödenmesine karar vermiş, Yargıtay da mahkeme kararını (rakamı değiştirerek) onamıştır.

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Giriş
Giriş Yap
Yeni şifre gönder