27 MART HAFTASINDA OPRİSK DERGİSİ GÜNDEMİ

Yargıtay tarafından karara bağlanan ve özetlerine aşağıda yer verilen davaların veri tabanına kaydı yapılmıştır. Davalardan operasyonel kayıp olayı niteliğinde olanlar oprisk veri tabanına diğerleri ise diğer olaylar veri tabanına kaydedilmiştir.
 
27 Mart’da Akbank'da yaşanan sistem kesintisine dair haberin veri tabanına kaydı yapılmıştır. Akbank’da yaşanan sistem kesintisi ile 3 saat boyunca bankanın tüm ATM'leri, pos cihazları, internet sitesi ve mobil uygulamalarına ulaşılamamıştı.
 
Halkbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısının Rıza Sarraf soruşturması kapsamında New York JFK Havalimanı'nda gözaltına alınmasına dair haberin veri tabanına kaydı yapılmıştır. Halkbank Genel Müdür Yardımcısı İran'a yönelik uygulanan yaptırımları ihlal etmekle suçlanıyor.
 
27 Mart haftasında Basel Bankacılık Denetim Komitesi 4 ayrı konuda açıklama yaptı. Bunlar;
 

  • Karşılıkların muhasebeleştirilmesinde yasal düzenlemeler- geçici yaklaşım ve geçiş düzenlemeleri
  • Yapısal Blok 3 açıklama gereklilikleri- konsolide ve geliştirilmiş çerçeve
  • Etkin risk verisi toplama ve risk raporlama prensipleri”nin benimsenmesinde kaydedilen ilerlemeler
  • Küresel sistem açısından önemli bankalar -güncellenmiş değerlendirme çerçevesi – istişare dokümanı

 
Yargıtay kararları
 

  • Yöneticilerinin arkasından “geri zekalılar, salaklar” diye bağıran çalışanın kıdem ve ihbar tazminatı verilmeden işine son verildiği olayda mahkeme çalışanın tazminat talebini kısmen kabul etse bile Yargıtay iş akdi feshini ve tazminat verilmemesini haklı bularak mahkeme kararını bozmuştur.
  • Performansının yetersiz olduğu gerekçesiyle işten çıkarılan çalışan işe iadesi için dava açmıştır. Mahkeme işveren bankanın üzerine düşeni yaptığına karar verip davayı ret etmiştir. Ancak Yargıtay bankanın performans değerleme sistemini eksik bulmuş ve çalışana yeterince fırsat verilmediği, planlanan eğitimlerinin dahi tamamlanmadan iş akdinin fesh edildiğini gözeterek mahkeme kararını bozmuş ve çalışanın işe iadesine karar vermiştir.
  • Banka şube müdürü tarafından firma hesaplarından yazılı talimat olmaksızın nakit çekim ve para transfer işlemleri yapılarak toplamda yaklaşık olarak 1.038.000 USD çekilmiştir. Mevduat sahibi alacak davası açarak paranın faiziyle iadesini istemiştir. Mahkeme davalı bankanın davacıya ait hesaplardaki paraları davacıya iade etmekle yükümlü olduğuna karar vermiştir. Banka tarafından temyize götürülen davada Yargıtay mahkemenin kararını onamıştır.
  • Şirkette muhasebe ve finansman müdürü olarak görev yapan çalışanın görevinden ayrılmasını takiben şirketin çalıştığı bankalara sahte talimatlar göndererek şirket kredi hesaplarından transferler yaptığı öğrenilmiştir. Davacı şirket bankanın ağır ihmal ve kusurunun bulunduğunu iddia ederek uğradığı zararın tazminini talep eden dava açmıştır. Mahkeme ve Yargıtay, şirket adına imza yetkisinin kaldırıldığının davalı bankaya bildirildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermişlerdir.
  • Kredi sözleşmesinde borçlu ya da kefil olarak imzası bulunmayan davacı hakkında banka icra takibine geçmiştir. İcra takibine uğrayan davacı menfi tespit davası açarak davalıya borçlu olmadığına karar verilmesi talep etmiştir. Mahkeme davacının talebini kabul etmiş ve bankaya borçlunun imzasının bulunup bulunmadığını tespit ve değerlendirme imkânı olduğu halde bu işlemi yapmamış olması sebebiyle %20 kötü niyet tazminatı vermesine karar vermiştir. Yargıtay da mahkeme kararını onamıştır.
  • Rehin ile teminat altına alınan kredi alacağının ödenmemesi sebebiyle banka alacağın tahsili için icra takibi başlatmıştır. Karşı taraf itiraz ederek takibi durdurmuştur. Banka itirazın iptalini istemiş ancak mahkeme kefillerden önce rehine gidilmesi gerektiğini söyleyerek bankanın talebini reddetmiştir. Yargıtay mahkeme kararını onamıştır.
  • Kredi borcunun ödenmemesi üzerine krediye kefil olan davalı hakkında bankaca icra takibine geçilmiş ancak kefilin itiraz etmesi üzerine takip durmuştur. Banka itirazın iptalini istemiştir ancak yapılan inceleme sonucunda GKS’deki imzanın kefilin elinden çıktığına dair tam ve kesin bir kanaate ulaşılmadığı, için mahkemece bankanın itirazın iptali isteğinin reddine karar verilmiş, Yargıtay’da mahkeme kararını onamıştır.
  • Banka tarafından kefil olduğu kredinin muaccel olduğu ileri sürülerek hakkında icra takibi yapılan ve hacze maruz kalan davacı borcu ödeyerek hacizden kurtulmuştur. Devamen banka hakkında istirdat (geri alma) davası açan davacı kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığının tespit edilmesi ile davayı kazanmıştır. Ancak davacının manevi tazminat talebi mahkemece reddedilmiştir. Yargıtay ise “haksız ve hukuka aykırı icra takibinden ötürü davalı bankanın manevi tazminattan kusura dayanan sorumluluk ilkeleri dairesinde sorumluluğu bulunduğunu kabul ederek, yerel mahkemece davacı lehine uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekir” görüşü ile mahkeme kararını bozmuştur.

 

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Giriş
Giriş Yap
Yeni şifre gönder