3 -9 TEMMUZ HAFTASINDA OPRİSK DERGİSİ GÜNDEMİ

2 konudaki Yargıtay kararları üzerinde çalışılmıştır. Bunlar, bankadan ayrılan personelden talep edilen “eğitim giderleri” ve alınan “ibranamelere” ilişkindir. Örnek olarak alınan ve veri tabanına girişi yapılan Yargıtay kararlarının özetleri aşağıda bulunabilir.

Eğitim giderleri hakkındaki Yargıtay kararları özetleri

· Çalışan aldığı eğitim karşılığında zorunlu hizmet taahhütnamesi imzalamış bu taahhütnameye göre katıldığı eğitimin bitiminden itibaren 2 yıl süre ile bankada çalışacağını, bu 2 yıllık süre içinde haksız olarak işten ayrılırsa tüm eğitim harcamalarını ödeyeceğini taahhüt etmiştir. Çalışan 2 yıllık süre dolmadan istifa ederek işten ayrılmıştır. Mahkeme banka tarafından yapılan eğitim giderinin karşılanması talebini reddetmiş ancak Yargıtay bankanın davalı işçi için yaptığı eğitim giderinin öngörülen süre kadar çalışılmaması nedeniyle istenilmesi mümkündür görüşünü benimsemiş ve mahkeme kararını bozmuştur.

· Taraflar arasında imzalanan hizmet akdinde çalışanın eğitime tabi tutulacağı, eğitim süresi bitiminden itibaren 3 yıl içinde istifası halinde eğitim süresince banka tarafından kendisine ödenen ücretler ile banka dışı eğitmenlere ve eğitim şirketlerine ödenen ücretlerin kendisine düşen kısmını cezai şart olarak ödeyeceği öngörülmüştür. Mahkeme cezai şartın tek taraflı olduğu gerekçesiyle bankanın talebini reddetmiştir. Yargıtay “ücretlerin geri istenmesi olanağı bulunmadığından bunun reddine dair karar doğrudur ancak eğitim ücretlerine dair bilirkişi incelemesi gerekir” kararını vermiştir.

· Davalı işçi imzaladığı taahhütname ile "uzman yardımcılığı görevinin gerektirdiği yetkinlikleri kazanmak için eğitime katılmayı, eğitimler sonrası bankanın belirleyeceği göreve herhangi bir nedenle başlamadığı veya göreve başladıktan sonra 5 yıl içinde bankadan istifa ederek ayrıldığı ya da bankaca iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği takdirde bankaya eğitim ve konaklama bedelini ve 15.000 TL ödemeyi taahhüt ettiğini" beyan etmiştir. Belirlenen süreden önce istifa eden çalışan için banka tarafından 15.000 TL’nin tahsili için dava açılmıştır. Mahkeme talebi kabul etmiştir ancak Yargıtay “eğitim giderine bağlı cezai şart talebinin reddi gerekir” görüşü ile mahkeme kararını bozmuştur.

· Davalı, davacı banka nezdinde 1 yıl boyunca çalışmış ve istifaen ayrılmıştır. Davacı banka sözleşmede belirtilen cezai şartın ödenmesi talebiyle dava açmış ve mahkeme de bu talebi kabul etmiştir. Yargıtay “Banka ile işçi arasında imzalanan akdi şartta eğitim giderlerinin iadesinin yanı sıra cezai şart kararlaştırılmasıyla çifte güvence getirildiği, hükmün bu yönüyle işçi aleyhine tek yanlı nitelik taşıdığı, kaldı ki davacıya verilen 10 günlük eğitimin 2 gününün oryantasyona yönelik olduğu, davacının 1 yıl çalışmasını sürdürdüğü ve verilen kısa eğitim için getirilen 5 yıllık çalışma taahhüdünün oranlılık ilkesine uygun düşmediği gözetilerek davacının cezai şart talebinin reddine karar vermek gerekir” gerekçesi ile mahkeme kararını bozmuştur.

· Davacı banka tarafından istifa eden işçiden hizmet sözleşmesinin cezai şart maddesine göre “eğitim süresince Banka tarafından kendisine ödenen ücretler ile banka dışı eğitmenlere ve eğitim şirketlerine ödenen ücretlerin kendisine düşen kısmı cezai şart olarak ödenmesi” talep edilmiştir. Yargıtay kararı “kural olarak eğitimde davalı işçinin çalıştığı varsayılarak o dönem ile ilgili ödenen ücretler geri istenemez. Eğitim giderlerine ise davalı işçinin çalıştığı süre dikkate alınarak oranlanarak hükmedilmelidir” yönünde olmuş ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak verilen mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir

İbraname hakkındaki Yargıtay kararları özetleri

· Banka, çalışanın işyerinden kendi isteğiyle ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının kendilerini ibra ettiğini savunmuş (ancak buna rağmen) miktar içeren bir ibranameyi dosyaya sunmuştur. Mahkeme davacıya ödenecek tutarı hesaplarken ibranamede yazan miktarı düşerek hesaplamıştır.  Yargıtay, davalı işverenin davacının işyerinden kendi isteğiyle ayrıldığını savunmasına rağmen kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yaptığını iddia etmesi karşısında "şüphe oluşturmuştur, ibranamede ödendiği gösterilen tutarın ödenip ödenmediğinin araştırılması gerekir" gerekçesi ile mahkeme kararını bozmuştur.

· Davacı tarafından imzalanmış iki ayrı ibranamede ve davalı banka tarafından hazırlanmış olan yazıda çalışanın izin hakkına dair farklı ifadeler bulunduğu için Yargıtay “mahkeme tarafından ibranamelere değer verilerek hüküm kurulması hatalıdır, mahkemece alacağın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi bozmayı gerektirmiştir” yönünde karar verilmiştir.

· Mahkeme, dosyada bulunan ibranameyi dikkate almadan davacının (işçinin) taleplerini kabul etmiştir. Yargıtay ise “dosyada bulunan ibranamenin dikkate alınması, gerçek ise dava konusu taleplerin reddine karar verilmesi gerekir” görüşüyle mahkeme kararını bozmuştur.

· İş akdi feshinden 12 gün sonra düzenlenen ve (davacı işçi) tarafından imzası inkâr edilmeyen ibranamede detaylı olarak bütün hakların alındığı yazmaktadır. Buna rağmen mahkeme davacı tarafından talep edilen fazla çalışma ücreti talebi kabul etmiştir. Yargıtay ibraname kapsamında kalan fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekir görüşüyle mahkeme kararını bozmuştur.
 

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Giriş
Giriş Yap
Yeni şifre gönder